Havadan, Sudan Bir Yazı (Radikal Gazetesi-ÖZET) – Arif Gökhan RAKICI

23 / 09 / 2009 Çarşamba

Belki de iktisat kelimesinin“kısıt”kelimesinden geldiğini hatırlamak daha faydalı olacaktır, zira bir şeyleri kısmanın vakti geldi de geçiyor bile.
A. GÖKHAN RAKICI

Geçtiğimiz yaz boyunca “susuz yaz” filmini anımsatan çöl sıcakları, kum fırtınaları, son günlerde ise aşırı yağmur, sel, fırtına. Bu sözleri televizyon ekranlarından ne kadar çok sık duyar olduk, bir gün yanıyoruz diğer gün donuyoruz hatta sabah yanıp akşam donduğumuz günler bile oluyor, yağmur eskisi gibi değil deli gibi yağıyor sonra birden kesiyor ve güneş açıveriyor. Birileri sürekli sera etkisinden, küresel ısınmadan, iklim değişikliğinden bahsediyor, sonumuz geldi diyenler bile var, sahi öyle mi? “Bize bir şey olmaz canım”diyenleri duyar gibiyim.

Okumaya devam et “Havadan, Sudan Bir Yazı (Radikal Gazetesi-ÖZET) – Arif Gökhan RAKICI”

Tarihi Yeniden Yazabilmek – Arif Gökhan RAKICI

Her 30 Ağustos zafer kutlamalarının en alışılageldik manzarasıdır Yunan askerlerinin temsili olarak denize dökülmesi. Öyle ya, Kurtuluş Savaşı‟nda çarpıştığımız yegane ordu Yunan ordusuydu. Kadın erkek, genç yaşlı demeden halkımızı katleden hatta liselerde okutulan tarih kitaplarında yazılanlara göre geri çekilirken de hamile olan kadınlarımızı dahi süngüden geçiren, son olarak da İzmir‟i ateşe veren bu “hain” insanlardı. Onları denize dökmeyecektik de kimi dökecektik? Buraya kadar bizim açımızdan pek de garipsenecek bir durum yok gibi görünüyor ancak, şunu da düşünmeden edemiyorum: acaba her sene denize dökülen sadece Yunan askerleri miydi yoksa geleceğe, kalıcı barışa dair hayaller mi çok iyi değerlendirmek gerekir.

Okumaya devam et “Tarihi Yeniden Yazabilmek – Arif Gökhan RAKICI”

Citius, Altius, Fortius – Arif Gökhan RAKICI

Olympos, Yunanistan’ın en yüksek dağı, Tanrılar Tanrısı Zeus’un evi. Antik Yunan inanışına göre Zeus ve tüm Tanrılar burada yaşarlardı. Bu nedenle hem Anadolu’da hem de Yunanistan’da toplam yirmiye yakın dağa Olympos adı verilmiştir. Antik Yunan inanışına göre Tanrılar da kızmak, sevinmek, üzülmek gibi kimi insani özelliklere sahipti. Ancak onları insanlardan ayıran özellik, “nektar” suyunu içerek kazandıkları ölümsüzlüktü.

Okumaya devam et “Citius, Altius, Fortius – Arif Gökhan RAKICI”

Değişimin Tarihi ya da Tarihin Değişim – Arif Gökhan RAKICI

M.Ö. 500 dolaylarında Antik Yunan’da yaşayan ünlü filozof Herakleitos : “ Panta rei (Her Ģey akar) ” derken aslında değişimin kaçınılmazlığını işaret ediyordu. Ona göre değişmeyen tek şey “değişme yasası” idi. “Aynı nehirden iki kez geçemezsiniz”(1) , çünkü hem o nehirde akan su hem de siz ikinci geçişinizde aynı olmayacak, değişmiş olacaksınız. Kendi deyişiyle : “Aynı ırmağa iki kez giremeyiz; çünkü durmadan yeni sular akar gelir üzerimize… Aynı ırmağa hem girer hem giremeyiz; hem biziz hem değiliz.”(2)

Okumaya devam et “Değişimin Tarihi ya da Tarihin Değişim – Arif Gökhan RAKICI”

Terfi ve Maaş Artışının Yolu İnisiyatif Almaktan Geçiyor – Yekta ÖZÖZER


Okumaya devam et “Terfi ve Maaş Artışının Yolu İnisiyatif Almaktan Geçiyor – Yekta ÖZÖZER”

Bilim ve Teknoloji – Yekta ÖZÖZER

Bilim Nedir?

Bilimin farklı kaynaklarda farklı tanımları bulunmaktadır. Bunların sentezini yaparak bilimi “doğayı veya nesnel bir konuyu bilme isteğinden yola çıkarak, deneysel yöntemlere, objektif gözlemlere ve verilere dayanarak genel doğrulara ve temel yasalara ulaşmak için gerçekleştirilen sistematik araştırma süreci” olarak tanımlayabiliriz.

Okumaya devam et “Bilim ve Teknoloji – Yekta ÖZÖZER”

7 Temel Hafıza Tekniği – Arif Gökhan RAKICI

Araştırmalar her ne kadar 45 yaşından sonra hafıza problemleri yaşanmaya başlandığını öngörse de “dijital hayat” bizi esir aldığından beri, yaştan bağımsız herkes unutkan oldu. Kafamızı dolduran küçük şeylerin sayısı arttıkça hem bunları yönetmek hem de hatırlamak iyice zorlaştı. Sizin için hazırladığımız sıra dışı 7 temel teknik ile artık daha az unutacaksınız… Pardon… Ne diyordum ben? :)

Okumaya devam et “7 Temel Hafıza Tekniği – Arif Gökhan RAKICI”

Olumlu Kişilerin 7 Temel Özelliği – Arif Gökhan RAKICI

Psikoloji biliminin tanımladığı Polyannacılık’ı (tatlı limon) hariç tutacak olursak, olumlu düşünmek kişiye çok şey kazandırır. Bardağın dolu tarafını görmenin kimseye zararı yok sonuçta. Hele hele “Her şerde, bir hayır vardır” düsturuyla büyümüş olan bizler içinse bu gayet normal bir davranış olsa gerek. Öte yandan, gündelik hayatımızdaki koşuşturmaca ve büyük şehirlerin keşmekeşi sanırım bizi bu özümüzden uzaklaştırıyor. Ancak gelin görün ki, olumlu kişiler olumsuzlardan daha çok para kazanıp, daha az hasta olup (ör: kalp rahatsızlığı, tansiyon, şeker vb.) daha uzun yaşıyorlar. Şimdi, gelin hep birlikte Anadolu kültürünün temeli de olan olumlu düşünceyi tekrar hatırlayalım ve olumlu kişilerin 7 temel özelliğine birlikte göz atalım.

Okumaya devam et “Olumlu Kişilerin 7 Temel Özelliği – Arif Gökhan RAKICI”

Planlı-Programlı Kişilerin 7 Temel Özelliği – Arif Gökhan RAKICI

Hepimizin etrafında, insanı sinir edecek kadar düzenli çalışanlar vardır mutlaka. Masaları, arabaları, evleri… Her yerde vardır bu düzen ve titizlikleri. Bu kişilerin, işleri zamanında nasıl yetiştirdiklerini de bir türlü anlayamayız. Yetmedi, bir de kendilerine ve ailelerine hatta arkadaşlarına bile zaman ayırmayı da başarırlar. Sahi nasıl oluyor da bunu yapabiliyorlar?. Çok mu zekiler?, Zaman yönetimi eğitimi mi aldılar? (muhtemelen siz de aldınız ya da en azından “acil-önemli” ayrımını biliyorsunuz J) Gelin hep birlikte bu kadar iyi “organize” olmayı becerebilen kişilerin 7 temel sırrını keşfedelim. Yalnız başlamadan belirtelim, kendinizi ve iş yapış şeklinizi değiştirmeye hazır olun J Ne de olsa “Alışmış, kudurmuştan beterdir” derler.

Okumaya devam et “Planlı-Programlı Kişilerin 7 Temel Özelliği – Arif Gökhan RAKICI”

İş-Özel Hayat Dengesi İçin 7 Temel İpucu – Arif Gökhan RAKICI

Yıllık izinlere sıkışan bir hayattan kurtulmak mümkün mü acaba? Peki ya, dünyada durum nasıl? Almanya’nın dünyanın en az çalışılan ikinci ülkesi olduğunu biliyor muydunuz? (yıllık ortalama 1.413 saat) En az çalışılan ülke ise Hollanda (1.379 saat). Türkiye’de ise insanlar (12 milyon çalışan) Almanya’dan tam 58 iş günü daha fazla çalışıyor (yıllık 1.877 saat). Durum böyle olunca, nerede hata yaptığımızı biraz irdelemek gerekiyor sanırım. Tatile çıktığımız şu günlerde iyice ağırlaşan pazartesi sendromu” nu biraz olsun hafifletebilirsek, ne mutlu bize. Gelin, iş-özel hayat dengesi için yapılması ve yapılmaması gereken 7 temel şeye bir göz atalım. İyi tatiller :)

Okumaya devam et “İş-Özel Hayat Dengesi İçin 7 Temel İpucu – Arif Gökhan RAKICI”